4.6.2009 - Unut
Mutlu olmak mı? Nasıl... Nasıl mutlu olunur, anlat hadi. ...
Kelebeklere imrenme hiç. Sen bir tırtıl olarak öleceksin. Ölüyorsun da! Farkında mısın? Canın acıyor. Ölmelisin. Unut güneşi, baharı, aşkı... Unut, hep siyah her yer. Ağaçlar, çiçekler, o saf çocukluğun yok. Nasıl mutlu olacaksın? Bunu nasıl düşünürsün hâlâ! Öleceksin diyor herkes. Öldürüyorlar seni. Yaşamaktan bahsetme artık! Dayandığın tüm kapıların sürgüsü çekilmiş. İçeride kimse yok. Ve dışarıda bir tek sen. Kime gidiyorsun daha? Ne diye gülümsüyorsun!
Heyecan dolu ümitlerin sende değil. Senin değiller artık. Bulutlarda saklı... Gökyüzü koyu. Bilinmez uzaklarda, büyük yokluklara yağacak sevgin. Ne senin üzerine, ne de bir başkasının! Bunu da unut. Gök siliniyor. Ve güneş yanabildiğince korkak... Tüm yıldızlar sönük... Yaşamak tohumunun bağrımıza hüzün diye serpildiği bu yerde, bütün terk edilişlerin için ölmeyi gülücük say! Sen bir tırtıl olarak öleceksin. Ölüyorsun da!
İnsanlar yalan. Ben yalan, sen yalan. Sözler, vaatler, hayaller yalan. Dost, düşman, sevgili... Hepsi yalan! Hiçbir derde teselli arama boş yere. Uçup gidemezsin, unut! Sürünemezsin bile. Ağrıların çevresinde yuvarlan dur. Hiç durma. Ve sus be adam! Sus biraz.
Mezarını ıslatacak birkaç damla gözyaşı dök. Uyanmayı unut... Soluklanmayı da!
İçindeki ihtiyar şefkat de hafif bir parıltıdan ibaret. Sönüp gidecek... Kalan saatlerde sen, yine, küfredeceksin öksürüklere boğulup. Hıncın ciğerlerini yağma ederken, nefret gözlerini kamaştıracak!
Ah, evet...
Mutluluk şeytana gelin oldu. Gitti. Artık o, ateşten yatakların küskün bakiresidir. Kimselerin eli değmeyecek!
...
Öl artık!
Öl ki, hak ediyorsun... |
| ______________________________________________________________ + Yorum yaz |
| <- Önceki yazı | Sonraki yazı -> |