1.8.2009 - Ağlama yeri


Ne çok ses var. Ne çok insan... Hepsi de bana yabancı. Kaşları, gözleri, saçları... Hiçbir bakış tanıdık değil. Ne konuştuklarını bilmiyorum. Ama ölümden bahsetmedikleri kesin. Belki okuldan, belki bir türlü sevgilerine karşılık bulamayışlarından, belki karşılıktan, belki de havadan sudan söz ediyorlar.

Biraz tebessüm, biraz kahkaha, biraz ciddiyet... Ağlayan yok. Zaten burası da ağlama yeri değil.

 

Sanırım bir şarkı, gürültüye yenik, etrafta dönüp duruyor. Kimse kulak kesilmiyor.

Ve çay hafiften soğurken, ayaklarıma belli belirsiz bir serinlik dokunuyor. Üşütmeden.

...

Oturanlardan bir kaçı kalkıp gidiyor. Yeterince konuşmuş olmalılar. Belki ağlanacak bir yer arıyorlardır. Yeter bunca güldükleri. Gidip biraz da zavallılıklarından, aldatılışlarından, düşüşlerinden bahsetmeliler. Dinleyen her şeye.

 

 Sol çaprazımda altı kişilik bir grup tek masa etrafında oturuyor. Hepsinin bıyığı var. Sakalları ise yok gibi. Fazla durmadan ayaklandılar. Sanki gitmeleri gereken bir yer ve acele yapmak zorunda oldukları bir şeyler için.

Hayrolsun.

...

 

Ne çok ses var. Yine de şarkı bu defa daha net duyulabiliyor. Elin oğlu bir şeyler okuyor ve biz onun kirliliğini kaydediyoruz, farkında olmadan. Çay da çekip gitti. Bardağın artık iki yarısı da boş. Fazla beklemeden o da kalkıp gidiyor. Bir yabancının avucunda uzaklaşıyor. Birazdan banyo yapacaktır. Mümkünse sıcak suyla.

Bir an önce beni üzerinden tamamen atmak için kuduruyor olmalı.

Hoşça kal o halde. Bir daha karşılaşıncaya dek, hoşça kal. Buluştuğumuzda yine sen, o kocaman tek gözünle bana bakacaksın. Sadece sen.

...

 

Acıkanlar, susayanlar, yürüyenler ve tıkınanlar ve düşünenler ve düşünüyor gibi olanlar ve sadece olanlar. Bir de ben. İşte buranın geçici sahipleri. Sakinleri ise sandalyeler. Ve masalar, bardaklar, ışıklar, pencereler, büyük pencereler, televizyon...

 

Çok kişiyi uğurladım. Yerimden ayrılmadan.

Azaldılar. Sesleri de azaldı. Herkes hâlâ yabancı. Bir arkadaşa bakıp çıkanlar da öyle. Yabancının arkadaşı da yabancı.

 

Bekliyorum.

Bana herhangi bir şeyden bahsedecek birini.

Gülümsetecek, güldürecek, isterse ağlatacak birini... Ama burası ağlama yeri değil.

Öyle ya, bana kural bozduracak kimseyi bekliyorum.

Kimim kimsemi...

______________________________________________________________
+ Yorum yaz

2009-08-15 02:41:58 - ...

Yazan: safakkk
Ne diyeceğimi bilemedim... Çok güzel...

<- Önceki yazı | Sonraki yazı ->